Archive for Dünya Haberleri

12 Eylül Darbesini ABD yapmış! (İtiraf)

Milyonlarca kişinin hayatını altüst eden ve Türkiye’yi onlarca yıl geriye götüren 12 Eylül kanlı darbesinin üzerinden tam 38 yıl geçti. Cl A ajanı Paul Henze’nin darbeyi, dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter’a, “Bizim çocuklar başardı” sözleriyle haber vermesi ise hâlâ hafızalarda…

arbe sürecinde 1 yıl hapis yatan ve adı “görüldüğü yerde vurulacaklar” listesinde geçen eski Akıncılar Grubu Genel Başkanı Mehmet Güne “O dönemde sağ-sol diye bölünen gençlik üzerinden vesayet savaşları yapıldı. Bu darbenin global bir sahih vardı. O sahipler yerli konu mankenlerini buldular ve onlar 12 Eylül 1980 gecesi yönetime el koydular” dedi.

TERÖR O DÖNEMDE YAPILANDI

12 Eylül’ün asıl amacı büyük İsrail projesini hayata geçirmekti” diyen 12 Eylül mağduru Av. Haşan İlter ise, “Ülkenin birikimlerini dışarıya aktardılar. Bu darbe ile birlikte Türk milletine büyük zulüm ettiler. 1980 darbesinin etkileri 30 yıl sürdü. PKK ve FETÖ’nün teşkilatlanması cunta döneminde hız kazandı” diye konuştu. Amerika’nın, “Bizim çocuklar” diye kutsadığı cuntacıların lideri Kenan Evren 38 yıl önce bugün silah zoruyla yönetime el koydu. Nice gençlerin idam sehpalarında sallandırıldığı, hukukun ve demokrasinin rafa kaldırıldığı 12 Eylül darbesi Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçti.

AMERİKA DESTEKLİ DARBE

Bir neslin üzerine karabasan gibi çöken ve Türk milletinin hafızasında onulmaz bir yaraya sebep olan 12 Eylül, derin bir psikolojik çöküntüye sebep oldu. Dünyanın baş belası Amerika’nın, “Bizim çocuklar başardı” diyerek aleni bir şekilde destek verdiği kanlı 12 Eylül darbesi, cuntacı Kenan Evren liderliğinde gerçekleşti. Türk siyasi tarihine
kara bir leke olarak geçen 12 Eylül sürecinde devlet ve millet olarak büyük kayıplar yaşadık. Vatanı dış tehlikelerden korumak için kendilerine millet tarafından verilen silahları milletin tepesinde Demokles’in Kılıcı gibi sallayan darbeciler, onlarca genci gözlerini kırpamadan darağaçlarına gönderdi.

Katar Türkiye’yi örnek gösterdi: Bu iş onlar çözer

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim El Sani, İdlib bölgesinde yaşanan gelişmelerin kaygı verici olduğunu belirterek, “Söz konusu oluşumların etkisiz hale getirilmesinin yolu Türkiye ile işbirliğinden geçiyor. İdlib’de bir felaketin yaşanmasını önlemek istiyoruz” dedi.

Bakan El Sani ise iki ülke arasındaki ilişkilerin çok iyi düzeyde olduğunu belirterek, özellikle ekonomi, sağlık, eğitim ve enerji alanlarında iş birliği konularını görüştüklerini söyledi.

Suriye’deki gelişmelere de değinen El Sani, İdlib’de yaşananların çok kaygı verici olduğunu ifade etti.

Gerilimi artıracak açıklama: ABD destekliyor!

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Irak’ın Basra kentindeki İran Başkonsolosluğuna saldırı düzenleyenlerin ABD tarafından desteklendiğini söyledi.

Kasımi, Beyaz Saray Basın Sözcüsü Sarah Sanders’in Irak’taki ABD misyonlarına saldırı olması durumunda Tahran rejimini sorumlu tutacakları yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı sitesinde yayımlanan açıklamasında Kasımi, “İran’ın Basra Konsolosluğuna saldıran gruplar, Washington yönetimi tarafından açıkça destekleniyor.” ifadelerini kullandı.

Washington yönetiminin bu tür açıklamalarla sorumluluktan kaçamayacağını dile getiren Kasımi, bölgedeki istikrarsızlıktan ABD’yi sorumlu tuttu.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Sarah Sanders, yazılı açıklamasında, Basra’daki konsolosluk ve Bağdat’taki elçilik binalarına son birkaç gündür yapılan saldırılara dikkati çekerek, “İran, Irak’ta ekonomik destek verdiği, eğittiği ve silahlandırdığı grupların Irak’taki saldırılarını durdurmaya yeltenmedi. ABD, devlet binaları ve çalışanlarının zarar görmesi durumunda Tahran rejimini sorumlu tutacaktır.” ifadelerini kullanmıştı.

ABD’nin 12 Eylül belgeleri ortaya çıktı

12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi olan James Spain, darbeden birkaç saat sonra ABD’ye gönderdiği diplomatik notta askeri lideri iyi tanıdıklarını ve Türkiye’nin gerek dış politika gerekse de savunma politikalarının değişeceği yönünde endişe yaratacak bir neden olmadığını söylüyor.

Uluslararası yayın organı BBC, dönemin Ankara Büyükelçisi’nin Türkiye’deki darbeden kısa süre sonra Washington’a gönderdiği notları gün ışığına çıkardı. Gizli belgede, “Mevcut askeri liderlerin tamamını iyi tanıyoruz ve özellikle de NATO üyeliği başta olmak üzere Türkiye’nin güvenlik ya da dış politikasında değişim yaşanacağı yönünde bir endişe taşımamıza da gerek yok” yazıyor. Büyükelçi Spain, Türkiye’de ordunun yönetime el koymasının diğer birçok demokratik ülkenin aksine “daha köklü ve daha kabul edilir” bir durum olduğunu rapor ediyor.

Fransa’dan sürpriz ‘İdlib’ teklifi!

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, “Suriye’nin İdlib şehrine yapılan gelişigüzel bombardıman savaş suçu sayılmalı” dedi.

FRANSA GENELKURMAY BAŞKANI ‘VURMAYA HAZIRIZ’ DEMİŞTİ

Fransa Genelkurmay Başkanı François Lecointre, İdlib’deki saldırılarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Lecointre, “Eğer İdlib’de kimyasal silah kullanılırsa Suriye’yi vurmaya hazırız” dedi.

Lecointre ayrıca; Suriye’de DAEŞ’in elinde bulunan son bölgelerin de ekim ayı sonuna kadar temizlenmiş olacağını belirtti.

RUSYA VE ALMANYA’DAN AÇIKLAMA

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Suriye’nin İdlib kentinde teröristlerin gerçek kimyasal silah kullanımına hazırlandığı ifade edildi. Rusya’dan bugün yapılan açıklamada da, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’ne İdlib’de kimyasal silahlarla ilgili provokasyona izin vermemesi çağrısında bulunulmuştu.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrova’a, Rusya’nın İdlib ve Suriye’de insani felaketin yaşanmaması konusunda sorumluluk almasını beklediklerini söyleyeceğini belirtti. Maas, Federal Meclisteki (Bundestag) bütçe görüşmeleri kapsamında yaptığı konuşmada, ülkesinin Suriye’deki çözüme ilişkin sorumluluk üstlenmediği yönündeki eleştirilere karşı çıktı.

İsrail askerlerinden insanlık dışı gözaltı

İsrail askerlerinden insanlık dışı gözaltı

İsrail askerleri, Kudüs’ün doğusunda yaşlı bir Filistinli’yi evinden sedye ile zorla çıkararak gözaltına aldı.

İsrail askerleri, Kudüs’ün doğusundaki Abu Dis köyünde yaşlı bir Filistinli’ye saldırarak, evinden sedye ile zorla çıkarıp gözaltına aldı. Görgü tanıkları, İsrail askerlerinin yaşlı adamı nereye götürdüklerine dair bir şey söylemediklerini aktardı.

Yaşlı adamın evinden sedye ile çıkarıldığı anlar telefon kamerası ile kaydedildi. İsrail askerlerinin bugün Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşlı adam ile birlikte toplam 16 kişiye daha baskın düzenleyip gözaltına aldığı öğrenildi. Gözaltına alınanlar arasında 2 gazetecinin de olduğu aktarıldı.

‘Eyvah Türkler geliyor’ korkusu!

2016’da Katar’la ekonomik ilişkiler geliştiren Türkiye’nin hesaplarını egemen güçler, bu defa Doha’ya ambargo uygulayarak baltaladı. Son olarak Venezuela’nın altın rezervlerinin artık İsviçre’de değil, Türkiye’de işleneceği konuşulurken; Caracas’ta devlet başkanı Nicolas Maduro’ya suikast girişiminde bulunuldu. Maduro’nun Türkiye için kullandığı “Yeni bir gücün doğduğunu biliyoruz” sözleri hafızalardaki tazeliğini korurken, gerçekleşen suikast teşebbüsü, Batı’nın tarihten gelen “Eyvah, Türkler geliyor” korkusu ve telaşını yeniden gün yüzüne çıktı.

KÜRESEL İTTİFAKLAR BOZULDU

Takvimleri biraz geri sararsak; 2015’te Türkiye’nin Katar’a “askeri üs” kurması gündeme gelmişti. “Katar’la iyi ilişkiler” o dönemde, güvenlik ve ekonomik kazanımlar ile Ankara’nın dış politikadaki önemli başarı alanlarından biri olarak anılıyordu. Bölgesel rekabette Türkiye’yi oyun kurucu bir aktör olarak dönüştüren Katar’la ittifak, başta Mısır ve Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri ile İsrail’i rahatsız etti. Kısa süre sonra da Katar’a ABD ekonomik ambargo, Arap ülkeleri ise bir dizi yaptırım uyguladı. Biraz daha geriye gidersek Türkiye, 2013’de “İran ve Katar’la üçlü bir ittifak” kurarak bölgesel dengeleri, ABD güdümündeki Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır’ın aleyhine çevirmek üzereydi. İran ile Türkiye arasındaki “altın ticareti” birilerini yine rahatsız etti. Ankara’ya yönelik darbe, 17-25 Aralık Darbesi ile gelirken; Tahran’ın üzerindeki kara bulutlar “nükleer kriz” ile baş gösterdi.

VE “ŞANGHAY 5’LİSİ” KORKUSU

Dünya, kendisine yeni bir denge kurarken; daha önce iki kutuplu düzen, şimdi de Avrupa Birliği’nin dahil olduğu çok kutuplu nizam bozulma aşamasındaydı. Yeni dünyada Türkiye de kendisine “daha iddialı” bir konum arayışlarını devam ettirirken; beri taraftan da AB dağılmamak, ABD ise gerilememek için “kirli planlarını” devreye sokuyor.

Türkiye’nin Rusya’yla yakınlaşması, Çin’le ortaklık kurması, Şanghay 5’lisiyle işbirliği ve yeni “İpekyolu” projesi de ABD ve AB’yi ürküten bir senaryo olarak kenarda duruyor. Washington, güçlenen bu bağları koparmak için önce Çin’e “ek gümrük vergileri” getirirken, sonra da Türkiye’den ithâl edilen ürünlere uygulanan vergi kolaylığını kaldırdı.