Türkiye gireceğiz dedi, ABD hemen oraya koştu

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Jeffrey, Haseke’de örgüt elebaşıları ile toplantı yaptı. PKK’lıların Jeffrey’e “Türkiye bize saldırırsa DEAŞ’la mücadelemiz durur” dediği öğrenildi. Temaslarını sürdürecek Jeffrey’in bir süre daha bölgede kalacağı belirtiliyor. Elçinin toplantıları sonrası Suriye PKK’sı sözcülerinden Nuri Mahmud’un, teröristlere moral vermek için “Saldırı olursa karşılık vereceğiz. Tüm güçlerimiz devrime inanıyor” demesi dikkat çekti.

Bölgedeki aşiretleri sık sık biraraya getiren PKK elebaşıları, kendilerine destek vermemeleri halinde sahip oldukları her şeye el konulacağı yönünde halkı tehdit ediyor. Öte yandan Türkiye’nin harekâtına ilişkin ABD’den ilk tepki, PKK’yı kara kuvveti olarak kullanan Pentagon’dan geldi. Pentagon sözcüsü Binbaşı Sean Robertson, Fırat’ın doğusuna yönelik operasyonu ‘endişe verici’ olarak tanımladı; “Türkiye’nin harekâtı bölgedeki ABD askerlerini tehlikeye atar” dedi.

Hristiyan-Yahudi çatışması mı başlıyor?

Fransa’daki sarı yelek isyanının bir Hristiyan-Yahudi çatışmasına dönüşebileceği yönünde yorumlar var.

Fransa Avrupa’da Yahudi nüfusunun en yoğun olduğu ülke, 453 bin kayıtlı Fransız Yahudi vatandaşı var. Sarı yeleklilerin büyük gösterileri Cumartesi günleri gerçekleştiriliyor yani Yahudilerin kutsal Şabat günlerinde. Son iki Cumartesi ise özellikle Paris’teki sinagoglar güvenlik gerekçesiyle kapalı tutuldu, Şabat ayinleri gerçekleştirilmedi.

Gösterilerin Cumartesi günleri yapılması Yahudilerin “hedef biz miyiz” serzenişlerini beraberinde getirdi. Öte yandan dünyaca ünlü Şanzelize’deki en lüks mağazaların sahipleri de Yahudiler. Yahudi esnaf Cumartesi günleri dini vecibelerinden dolayı zaten dükkanlarını kapalı tutuyor, Cumartesi protestolarında da ciro kaybına uğramamış oluyor, Cumartesi meselesine böyle bakanlar da yok değil.

Haber 7 / Taha Dağlı

Tren kazası sabotaj mı? Dikkat çeken ayrıntılar

Ankara-Sincan arasına gerekli sinyalizasyon sistemi kurulmadı. Rayları kontrol eden kılavuz lokomotif yarı yoldan döndürüldü. Tren teşkil memuru makası yanlış yaptı. Makinistler şüphelenmedi. Ve iki tren kafa kafaya çarpıştı.

Başkent Ankara dün tren faciasına uyandı. Sabah 06.30 Konya seferini yapan yüksek hızlı tren, kalkıştan 6 dakika sonra Yenimahalle ilçesine bağlı Marşandiz İstasyonu’nda kılavuz lokomotif treniyle çarpıştı. Burnu havaya kalkan hızlı tren ardından üst geçide çarptı. 3’ü makinist 9 kişi hayatını kaybederken 7’si ağır 92 kişi de yaralandı. Kazayla ilgili detaylara Türkiye gazetesi ulaştı. Olayın altından yine ihmaller zinciri çıktı.

Edinilen bilgilere göre, yüksek hızlı trenler sabah sefere başlamadan önce, her gün ‘kılavuz makine’ diye adlandırılan bir elektrikli lokomotif rayları kontrol ediyor. Trenin seferinden birkaç saat önce yola çıkan kılavuz makine, denetimini yaptıktan sonra yuvasına dönüyor. Ardından hızlı tren hareket ediyor. Kar yağışı gibi olumsuz hava şartlarında raylar tekrar kontrolden geçiriliyor.

Ve Kral devreye girdi! Bomba Netanyahu iddiası

Financial Times gazetesinde yer alan yazıda, Kral Selman’ın, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili oldukça “öfkeli” olduğu vurgulanırken, Kralın aynı zamanda oğlu Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın yakın çevresinde değişikliğe gidilmesini istediği yer aldı.

SORU İŞARETLERİ BULUNUYOR

Veliaht Prensin yakın çevresinde oldukça önemli bir isim olan, eski danışmanı Suud el-Katani’nin gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından görevinden alındığına dikkat çekilen yazıda, bu krizle ilgili bir şeyler yapıldığını göstermek ve Veliaht Prensin temize çıkartılması için yakın çevresindeki diğer isimlere ne olacağıyla ilgili soru işaretleri bulunduğuna işaret edildi.

MEDYA VE SİYASİ GÖREVLERDE BAZI DEĞİŞİKLİKLER BEKLENİYOR

Prens Muhammed bin Selman’ın en yakın ve en etkili danışmanlarından olduğu belirtilen Katani’nin görevine son verilmesinin ardından, medya ve siyasi görevlerde bulunan bazı kişilerle ilgili değişikliklerin olmasının beklendiği belirtildi.

Yazıda, eskiden Katani tarafından yürütülen Medya İşleri Merkezinin kapatılma ihtimalinin yüksek olduğu dile getirildi.

Prens Selman’ın yakın çevresinde yer alan önemli diğer bir ismin de Katani’nin yakın arkadaşı ve aynı zamanda danışman Turki el Şeyh olduğu aktarılan yazıda, Katani ve el-Şeyh’in aktivist, blogcu, din adamı ve iş adamlarını hedef alan kampanyaları birlikte yürüttükleri ifade edildi.

Danışmanlardan 2. grupta yer alan isimler arasında, ekonomik konulara bakan Devlet Bakanı Muhammed el Şeyh, özel sektörü bırakarak danışman olan eski bankacı Ahmet el-Katip, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) Direktörü Yasir el-Rumayyan’ın bulunduğu belirtildi.

Erdoğan’dan sert İsrail ve S.Arabistan açıklaması

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;

Kudüs Filistin’in ebedi başkenti temalı konferans münasebetiyle bugün bizleri bir araya getiren bu ulvi gaye etrafında gönüllerimizi buluşturan herkese şükranlarımı sunuyorum.

Dini, dili ne olursa olsun Filistin davasına sahip çıkan Kudüs’ün tekrar tüm insanlık için bir barış ve esenlik yuvası olması için gayret gösterenlerin, Arakan’dan Suriye’ye kadar gönül coğrafyamızın dört bir köşesinde barış ve huzura hasret Müslümanlara, mazlumlara, Yemen’de masum yavrulara, sizlerin aracılığıyla en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum.

İsrail kurşunlarına göğüslerini siper eden babaları, top oynarken bombalarla minik bedenleri parçalanan Filistinli çocukları, sabah namazına giderken siyonist yerleşimciler tarafından yakılarak şehit edilen Filistinli gençleri, Kudüs’e sahip çıkan Filistin’in cesur kadınlarını rahmetle yad ediyorum.

Merhum Cahit Zarifoğlu bir şiirinde; “Filistin bir sınav kağıdı, her mümin bunun önündedir. Kudüs Plaftormu yaptığı çalışmalarla işte bu imtihanı alnının akıyla vermenin mücadelesini yürütüyor.

‘BU DAVA HEPİMİZİN ORTAK DAVASI’

Kudüs 1,7 milyarlık İslam aleminin onuru namusudur. Bu dava hepimizin ortak davası, hepimizin ortak meselesidir. Kudüs kırmızı çizgimizdir diyoruz. Kudüs’ü savunmanın insanlığı savunmak, barışı adaleti bağımsızlığı savunmak olduğu inancıyla bu meseleye en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Bu süreçte sizlerin ülkemize verdiği destek sadece bugünümüz adına değil, geleceğimiz adına da hayati öneme sahiptir.

SERT ‘İSRAİL’ AÇIKLAMASI

İsrail son 50 yıldır kasıtlı şekilde Kudüs’teki İslam dünyasının izlerini silmeye çalışıyor. Silemeyeceksiniz. Bu tarihi gerçeği yok edemeyeceksiniz. Ve tüm 1 milyar 700 milyonluk İslam dünyasını içinde gaflet içerisinde olan yöneticiler olabilir. Ama bu halkları yok edemeyeceksiniz. Müslümanlara ait toprakları, iş yerlerini, evlerini hatta ibadethaneleri gasp ederek burada bir soykırım uyguluyor. Buralara bir kaç tane büyükelçilik getirmek suretiyle eğer Kudüs’ün şahsı manevisini yok edeceğinizi zannediyorsanız kendinizi aldatıyorsunuz. Bununla bunu yok edemezsiniz.

1967 yılındaki Filistin haritasıyla 2018’deki haritayı karşılaştırmak başka hiçbir söze gerek kalmadan Filistin’de yaşanan bu kültürel soykırımı ortaya koyacaktır.

Önemli gelişme! Çin ile ABD anlaştı

Çin Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ABD’den getirilen otomobillerde uygulanan misilleme vergilerinin geçici olarak kaldırılacağı belirtildi.

Buna göre Çin, ABD’den ithal edilen otomobil ve otomobil parçalarında 1 Ocak’tan itibariyle üç ay geçerli olacak şekilde ek verileri kaldıracak.

Çin, misilleme olarak ABD’den getirilen otomobillere yüzde 25 ek vergi uygulamasına geçmişti.

Açıklamada, söz konusu adımın iki ülkenin liderleri tarafından sağlanan fikir birliğinin uygulamaya geçirilmesi için atıldığı belirtildi.

Bakanlık açıklamasına göre Çin, tüm misilleme vergilerinin kaldırılmasıyla dengeli, kazan-kazan ekonomi ve ticaret düzeninin kurulmasını umuyor.

BM’den çok önemli açıklama!

Sözcü Shamdasani, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen haftalık olağan basın toplantısında, Suudi gazeteci Kaşıkçı cinayetinden Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı sorumlu tutan tasarının, ABD Senatosunda kabul edilmesine ilişkin AA muhabirinin sorusunu yanıtladı.

ULUSLARARASI SORUŞTURMA ÇAĞRISI

“(Cinayetin) Başından bu yana söylediğimiz gibi hala uluslararası soruşturma çağrısında bulunuyoruz” diyen Shamdasani, Türk ve Suudi makamlarının yürüttüğü soruşturmaya müteşekkir olduklarını belirtti.

“SUUDİ ARABİSTAN TARAFINDAN YÜRÜTÜLMESİ YETERLİ DEĞİL”

Shamdasani, bununla birlikte Suudi Arabistan’ın yürüttüğü soruşturmayı yeterli görmediklerine dikkati çekerek, “Hükümeti eleştiren bir gazetecinin cinayetinin, o hükümetin başka bir ülkedeki konsolosluğunda işlendiği göz önüne alındığında, soruşturmanın Suudi Arabistan tarafından yürütülmesi tek kelimeyle yeterli değildir. Uluslararası bir müdahillik gerekiyor ve biz bunun güçlü şekilde arkasındayız” ifadelerini kullandı.

Kaşıkçı cinayetine ilişkin, Suudi Arabistan makamlarıyla cinayetin ilk gününden itibaren görüştükleri bilgisini paylaşan Shamdasani, başlatılacak bir uluslararası soruşturmanın adresinin de BM’nin merkezinin bulunduğu New York olduğunu kaydetti.

ABD Senatosu da dün Kaşıkçı cinayetinden Suudi Veliaht Prens Muhammed’i sorumlu tutan ortak karar tasarısını kabul etmişti.

Tasarıda, Senatonun Kaşıkçı cinayetinin talimatının Veliaht Prens tarafından verildiğine inandığı belirtilirken, Riyad yönetimine “Kaşıkçı cinayetine dahli bulunan herkesten hesap sorması” çağrısı yapılmıştı.
KAYNAK: AA