Blog

  • Memura ‘af’ geliyor!

    Vatandaşın yüzünü güldürecek yeni düzenlemeler için düğmeye basıldı. Pakette 4C’lilere kadro ve memura disiplin affı da var.

    Geniş kitlelere yönelik önemli düzenmeler için düğmeye basıldı. Kamu çalışanlarının heyecanla beklediği düzenlemeler için geri sayım başladı. Yaşlılara, engellilere ve binlerce çocuğa da müjde geldi.

    MEMURA DİSİPLİN AFFI

    Takvim’de yer alan habere göre; Ekonomi bakanları, önceki gün gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda, Kamu Personel Danışma Kurulu’nda konuşulan konuları masaya yatırdı. 4C’lilere kadro, memura disiplin affı, 2005’ten sonra görev başlayan personele bir derece verilmesi gibi 20’ye yakın konu toplantıda ele alındı. Bunların bir çoğunda mutabakata varıldı. Bazılarında ise çalışma yapılması kararlaştırıldı. Kamu çalışanlarının heyecanla beklediği bu konuların bu ay sonuna kadar çözülmesi bekleniyor. Karara bağlanan düzenlemelerin torba yasa tasarısına konulabileceği ifade ediliyor.

    YAŞLILARA HARÇLIK ÖDENECEK

    Önceki gün Meclis’e sunulan bir torba tasarı da muhtaç engelli ve yaşlılar ile binlerce çocuğa müjde içeriyor. Hükümet, yaklaşık 40 bin bakıma muhtaç engelli ve yaşlı için ilk defa ‘aylık harçlık’ uygulamasını başlatacak. Tasarı ile sosyal hizmet kuruluşları, özel bakım merkezleri ve Darülaceze müessesinde ücretsiz bakılan engelli, yaşlılara devlet tarafından her ay hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık ödenecek. Harçlığın miktarı Aile Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nca belirlenecek.

    Ayrıca binlerce gazi çocuğu ile kimsesiz çocukların kolejde ücretsiz eğitim görmesini sağlayacak sistem de başlayacak. Düzenleme yaklaşık 20 bin çocuğun eğitimini ilgilendiriyor. Tasarının yasalaşması ile gelecek bir başka düzenleme ise yetiştirme yurtlarında kalan tüm çocukların kamuda istihdam edilmesi ile ilgili. Daha önce sadece 18 yaşını kurum bakımında dolduran çocuklara bu hak verilirken, tasarının yasalaşması ile kurum bakımında en az 2 yıl kalan tüm çocuklar, kamu kurumlarının binde bir oranındaki kadrolarına yerleşme hakkına sahip olacak.

    TEK TAŞ YÜZÜK EL YAKMAYACAK

    Hükümet, elmas, pırlanta gibi kıymetli taşların ihracatını artırmak, ithalatında ise frene basmak için vergi düzenlemesi yapıyor. Meclis’e sunulan torba tasarıya göre; kıymetli taşlarda uygulanan yüzde 20’lik ÖTV kaldırılarak, şimdiye kadar oranı sıfır olan KDV yüzde 18’e çıkarılıyor. Pırlanta gibi kıymetli taşları hammadde olarak ithal ederek işleyen üretici ÖTV ödemeyecek. Böylece, yüzük, kolye gibi ziynet eşyaları daha ucuza mal olacak. Ayrıca ön ödemeli hatlardaki (kontörlü) mobil internete vergi indirimi öngörülüyor. GSM aboneleri, hatlarına yükledikleri TL’yi mobil internette kullandığında yüzde 25 yerine yüzde 5 ÖTV ödeyecek.

  • Patatesin fiyatı neden arttı?

    Türkiye’de patates fiyatlarının, geçen yıl üründen zarar eden çiftçinin ekim alanlarını azaltması sonucu yükseldiği belirtildi.

    Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de patates üretiminde ilk sırada yer alan Niğde’de, 2012’de rekoltenin yaklaşık 1 milyon 400 bin ton olduğunu söyledi.

    Niğde’de ortalama 21 bin dekar alanda patates üretiminin yapıldığını dile getiren Kenar, “Geçen sene üretim yüzde 40 düştü. 2012’de 40 kuruşa ürettiği patatesi 10 kuruşa ancak satabilen çiftçinin zarar etmesi sonucu geçen yıl patates az ekildi ve bu yıl fiyatlarda artış yaşandı. Şimdilerde piyasada patates fiyatında artış olacağı söylentileri var. Çiftçimizin şu anda 1,5 liraya sattığı patates, pazarda 3 ya da 3,5 lira. Asıl parayı kazanan bu işin ticaretini yapan kesim. Çünkü çiftçimize bu fiyatlar yansımıyor.” dedi.

    Bugünlerde basında yer alan patatesin fiyatının 5 liraya çıkması haberlerinin etkisinde kalan çiftçinin elinde bulunan ürünü piyasaya sürmediğini vurgulayan Kenar, “Basında yer alan haberler çiftçimizi yanıltıyor. Fiyatı 5 liraya çıkacak diye patatesini elinden çıkarmak istemiyor ve fiyat artışı bekliyor. O yüzden hallerde, depolarımızda, çiftçimizin elinde hala mal var. Fiyat artışından dolayı piyasada patates yokmuş gibi bir imaj oluşuyor.” diye konuştu.

    Kenar, önümüzdeki ekim sezonunda bu fiyat artışının çiftçileri bilinçsiz ekime yöneltebileceğini belirterek, çiftçilik yapmayan kişilerin bile patates ekmek isteyebileceğini kaydetti.

    Üreticilere tavsiyelerde bulunan Kenar, 5 lira gibi bir fiyatın gerçekçi bir rakam olmadığını belirterek, “Patateslerini önümüzdeki yıl da bu sene ektikleri kadar eksinler, patatesin fiyatı yüksek olduğu için tohumluk fiyatları da yüksek gidiyor. Maliyetleri ikiye katlıyor. Eğer seneye de patates bu fiyatları bulmazsa çiftçi tekrar mağduriyet yaşayacak.” dedi.

    Patates üreticisi Ömer Çetinkaya ise, Türkiye’ye yetebilir seviyede patatesin olduğunu ancak zam söylentileri nedeniyle çiftçinin ürününü satmadığını, depolarda beklettiğini söyledi.

    Patatesin bu yıl yüksek fiyattan satılmasının, üretiminin düşmesinden kaynaklandığını belirten Çetinkaya, şunları kaydetti:

    “2011 yılında don olayı yaşadık, ardından 2012 yılında da 40 kuruşa mal ettiğimiz ürünü 10 kuruşa sattık. Bundan dolayı bu yıl da Niğde genelinde daha az patates ekildi. Şu anda fiyatın 5 liraya çıkacağı söylentileri var. Asla bu fiyata çıkmaz. Şirket bazında büyük çiftçilerin elinde stoklar var. Kendi ürünlerini yüksek fiyata satmayı istiyorlar. Küçük çiftçinin onlara kanmadan elindeki malını piyasaya sürmeleri en doğrusu olacaktır.” 

  • 214 milyon lirayı almadılar

    Şans oyunlarında son 5 yılda 214,1 milyon lira tutarında ikramiye, dikkatsizlik veya unutkanlık nedeniyle sahiplerince alınmadı.

    Milli Piyangonun yılbaşı özel çekilişinde çeyrek biletlerine 50 milyon liralık büyük ikramiye isabet eden talihlilerden 2’sinin çeklerini halen almaması, unutulan ikramiyeleri gündeme getirdi. Şans oyunlarına para yatıranların biletlere ya da oyun kuponlarına dikkatli bakmaması veya ikramiyeyi az bulup tahsil etmemesi, her yıl milyonlarca lira tutarında ikramiyenin bu oyunları düzenleyen kuruluşlara kalmasına yol açıyor.

    AA muhabirinin Milli Piyango İdaresi verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, vatandaşın Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nden geçen yıl tahsil etmediği ikramiye tutarı 48 milyon 383 bin 646 lira olarak belirlendi. Bunun 15,5 milyon lirasını Sayısal Loto, 11,9 milyon lirasını Süper Loto, 7,2 milyon lirasını On Numara, 6,9 milyon lirasını Şans Topu, 6,8 milyon lirasını da piyango biletleri ikramiyeleri oluşturdu.

    En fazla dalgınlık piyango biletlerinde

    Son 5 yıllık verilere göre ise şans oyunlarında en fazla dalgınlık, piyango biletlerinde yaşanıyor. Talih kuşunda her 100 liralık ikramiyenin yaklaşık 7 lirası alınmayarak İdare’ye bırakılıyor. Umudunu piyango biletlerine bağlayanlar son 5 yılda toplam 82 milyon liralık ikramiyeyi almadı.

    Sayısal Loto, piyangodan sonra vatandaşın en fazla dikkatsiz davrandığı şans oyunu oldu. 5 yıllık süreçte Sayısal Loto’da ikramiye kazananlar, 53,8 milyon lirayı İdarenin kasasına bıraktı. Söz konusu dönemde dikkatsizlik ve ihmal sonucu tahsil edilmeyen ikramiye tutarı Süper Loto’da 32,6 milyon lira, On Numara’da 23,2 milyon lira, Şans Topu’nda 22,5 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

    Böylece şans oyunlarında son 5 yılda toplam 214,1 milyon lira tutarında ikramiyenin, dikkatsizlik veya unutkanlık nedeniyle sahiplerince alınmadığı belirlendi.

    Milli Piyango biletlerinde ikramiyelerin alınması için talihlilere 1 yıllık süre tanınıyor. 1 yıl içinde tahsil edilmeyen ikramiyeler, zaman aşımına bağlı olarak ilgili idarelere gelir kaydediliyor.

  • Bakanlık 43 işletmeyi teşhir etti

    Türkiye’nin ilk gemi hastanesi için tüm hazırlıklar tamamlandı. Önümüzdeki ay ihalesi yapılacak yüzen hastaneyle ilgili Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Fikir başbakanımızın. Özellikle Pakistan depremi ve Libya’da yaşanan olaylar nedeniyle vatandaşların Türkiye’ye nakli sırasında böyle bir ihtiyacın zorunluluğunu fark ettik” dedi.

    2 HELİKOPTER PİSTİ YER ALACAK

    Hastane, 24 saat hizmet verecek. 200 metre uzunluğunda olan yüzen hastanede 206 yatak, 10 acil poliklinik, 8 ameliyathane, 16 yoğun bakım ünitesi ve diyaliz merkezinin yanı sıra 2 helikopter pisti ve ambulans botlar yer alacak. Ayrıca 122’si sağlık, 35’i ise gemi personeli olmak üzere toplam 157 çalışan bulunacak. Türkiye’nin imajına ciddi katkı sağlayacak hastanenin maliyeti 100 milyon dolar olacak. İhale yapıldıktan sonra yatırımın 3 yılda tamamlanması planlanıyor.

    “ORTADOĞU’YU TÜRKİYE’YE ÇEKMEMİZ LAZIM”

    Müezzinoğlu, hedeflerinin Ortadoğu ve Balkanlar’ın yanı sıra komşu ülkelerdeki hastaları tedavi etmek olduğunu belirtti. Yüzen gemi hastanelerini önümüzdeki yıllarda artırmayı da planladıklarını söyleyen Müezzinoğlu, “2023 hedeflerimizin en önemli ayaklarından biri sağlık turizmi. Balkan ülkelerini, Ortadoğu’yu Türkiye’ye çekmemiz gerekiyor. Batı’da 100 bin dolara yapılan bir ameliyatı 50 bin dolara mal ederek para kazanıyoruz. Bu alandaki potansiyelimizin yüzde 20’sini kullanıyoruz. Önümüzdeki üç yılda oran 70-80’lere çıkacak. 2023 hedefimiz ise bunu yüzde 100’lere ulaştırmak” dedi.

    SAHTE VE KAÇAK İLACA KARŞI TAKİP

    Sabah’ın haberine göre; Geçen yıl İstanbul’da üretilen sahte ilaçları onkoloji merkezlerinde tedavi gören birçok kanser hastasının da kullandığının ortaya çıkması, bakanlığı harekete geçirdi. Uzun süredir üzerinde çalışılan İlaç Takip Sistemi (İTS) bu ay hayata geçiriliyor. Mehmet Müezzinoğlu, sistemin özellikle bugüne kadar hem vatandaşı hem de devleti mağdur edenlere karşı önemli bir işlevinin olacağını söyledi.

    2 BİN 500 DOKTOR İÇİN TÜRKİYE’YE DÖNÜŞ İMZADA

    Yurtdışında konusunda önemli çalışmalara imza atmış 2 bin 500 doktor bulunduğunu belirten Bakan Mehmet Müezzinoğlu şöyle konuştu: “Bu hekimlerimiz için yasa çıkardık. Şimdi cumhurbaşkanımızın onayında. 6 ay içinde başvuran hekimlerimiz mecburi hizmetten de muaf sayılarak ülkeye dönecek. Herkes için sağlığı geliştiren bir anlayışı merkeze oturttuk.”

  • Domuz gribi değil H3N2

    Sağlık Bakanlığı yetkilileri, mevsim itibariyle grip hastalığının sıklıkla görülmeye başlandığını, ancak rahatsızlığın vatandaşı paniğe sevk eden domuz gribi (H1N1) değil, farklı bir virüs türü H3N2 olduğunu bildirdiler.

    Bakanlıktan konuyla ilgili Hürriyet’e şu bilgi verildi:

    “Grip, her yıl çok fazla insanın ciddi olarak hastalanmasına neden olan bir hastalık. Dünya genelinde mevsimsel ve yaygın olarak her yıl görülür. Türkiye’de insanları bu hastalıktan korumak amacıyla Bakanlığımızca özel programlar yürütülerek grip hastalığının tipleri, yaygınlığı ve etkisi izleniyor. Elde edilen göstergelere göre, 2013-2014 grip mevsimi içinde bulunduğumuz bu günlerinde gribin yoğunluğu artıyor. Bu nedenle öncelikle hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalı. Grip benzeri bir hastalık geçirildiğinde evde istirahat edilmeli.

    YÜZEYLERİ TEMİZLEYİN

    Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas sınırlandırılmalı. Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil çöp kutusuna atılmalı. Eller, sabun ve su ile sık sık yıkanmalı. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınılmalı. Yüzeyler sık sık temizlenmeli. Risk gruplarına grip aşısı uygulanmalı.

    ASPİRİN KULLANAN ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA

    Sağlık çalışanları, 65 yaş ve üzerindeki kişiler, yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişiler, astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olanlar, şeker hastaları, kronik böbrek yetmezliği olanlar, kan hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar. 6 ay – 18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin kullananlar daha çok risk altında bulunuyor.

    ANTİBİYOTİK KULLANMAYIN

    Antibiyotikler gribi tedavi etmezler bu nedenle hekim tavsiyesi dışında antibiyotik kullanılmamalı. Mevsimsel grip hastalığının yoğunlaştığı bugünlerde gripten korunmada yeterli ve dengeli beslenme ile yeterli istirahatin önemi de unutulmamalı.”

  • Ananas mucizesi!

    Ananasta bulunan bromelain, sindirim bozukluğundan kansere kadar birçok rahatsızlığı tedavi ediyor. Araştırmalara göre; yara ve çürükleri iyileştirip kalp-damar hastalıklarına da iyi geliyor

    Pankreasın salgıladığı enzimleri içeren ürünler; inflamatuar (iltihaplanma) hastalıkların yanı sıra sindirim bozukluğundan kansere kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde alternatif olarak kullanılıyor. Bunlar arasında en çok kullanılanı; bromelain adlı bir tiol proteazdır. Bromelain, ananasta bulunan beş tane enzimin oluşturduğu bir karışımdır. Bromelain çoğu kez ananasın sapında bulunur. ‘Sap bromelain’in ana bileşeni, hücre zarının yapı taşlarından biri olan glikoproteindir.

    VÜCUTTAN ATILIYOR

    Bromelainin başlıca kullanım alanı gıda endüstrisidir. Bromelain de, papaya bitkisinden elde edilen bir enzim olan papain gibi serbest enzimatik maddeler içerir ve ısıya karşı dirençlidir. Ancak PH değerine bağlı olarak 60-80 derece sıcaklıkta özelliğini kaybeder. Araştırmalar; ağızdan alınan bromelainin büyük ölçüde emildiğini gösteriyor. Bromelainin hemen hemen yüzde 40’ı bozulmadan bağırsak mukozasından geçebilir ve biyolojik olarak kullanılabilir. Bir çalışma; bromelainin yarısının vücuttan altı ile dokuz saat civarında atıldığını gösteriyor.

    KANI SULANDIRIYOR

    Bromelain içeren kremler ve merhemler; cilde uygulandığında yara ve yanıklardan oluşan izlerin yok edilmesine yardımcı oluyor. Bromelain, en çok enflamasyon tedavisi, spor yaralanmaları ve çürükler gibi yumuşak doku hasarlarının tedavisinde kullanılıyor. Bromelain, kan sulandırıcı bir madde olan fibrin yıkımını kolaylaştırıldığı için kalp-damar ve dolaşım sistemleriyle ilgili rahatsızlıkların tedavisinde de etkili oluyor. Bromelainin; kanser hastalıklarında kinin azalması, fibrin yıkılması, trombosit kümeleşmesinin azalması, bağışıklık sisteminin modülasyonu, hücre yüzeyindeki proteinlerin değiştirilmesi gibi alanlarda da aktif rol oynadığı iddia ediliyor.

    ÖDEMİ AZALTIYOR

    Beyin tümörleri üzerinde yapılan çalışmalarda; bromelainin ödemi azalttığı ve nüksetme süresini uzattığı görülmüştür. Pankreas başı kanserlerinde ise enzimatik olarak sindirim sistemini rahatlattığı biliniyor. Ayrıca son zamanlarda fareler üzerinde yapılan çalışmalarda; kolon kanseri ve polip oluşumunu önleyici etkisi olduğu gözlenmiştir.

    KANSERİN YAYILMASINI ÖNLER

    Kolajen bağ dokusu, tümör saldırısına karşı bir bariyer oluşturur. Bu sayede kolajen yıkımına sebep olan bir enzim, böyle bir saldırıyı ilerletebilir. Ancak tümör bölgesinden kanserli hücrelerin yayılmasına olanak verecek şekilde hücrelerin alt zarı hasar görmedikçe, metastaz ortaya çıkmaz. Bromelain, kanserin önlenmesinde etkili olsa da, insanlar üzerinde yapılmış deneme bulunmamaktadır. Ancak metastaz ortaya çıkarsa, bromelain hızla yayılmasına neden olur.

    BROMELAIN SOLUNUM ALERJİLERİNİ TETİKLER

    Bromelain; ağız ve solunum yoluyla verildiğinde yüksek bir alerjik potansiyele sahiptir; hem doğrudan, hem de zamanla solunum alerjilerini tetikleyebilir. Bu maddenin; meşrubat, tekstil, kozmetik ve tıbbi endüstrilerde görülen mesleki astımla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Bromelain, yüksek derecede alerji yapıcı potansiyele sahiptir. İnsanlarda özellikle tedavi esnasında veya korunma amaçlı olarak kullanım için güvenli oral dozaj tespit edilememiştir.

  • Grip salgını var mı?

    Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, son günlerde basında çıkan H3N2 virüsü haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, bu aylarda grip salgını yaşandığını, vatandaşın panik yapmaması gerektiğini söyledi.

    Müezzinoğlu, vatandaşları sulu gıdalar tüketmesi konusunda da uyardı. Ekim ve Kasım ayından itibaren Mart sonuna kadar mevsimsel grip salgınlarının yaşandığının altını çizen Bakan Müezzinoğlu, “Her sene olduğu gibi bu sene de bugünlerde bir grip piki yaşıyoruz. Yaşanan grip pikinde herhangi bir olağanüstü sıkıntı söz konusu değil. Vatandaşlarımızın panik yapmamasını arzu ediyorum. Olabildiğince sulu gıdalar alması, temiz havada dikkatli bir şekilde olmalarını istiyoruz. Üşütmemelerini, kalabalık ortamlarda dikkatli olmalarını istiyoruz. Öğrencilerimizin okula, çalışanlarımızın işlerine ’sakın gitmeyin salgın var’ gibi bir cümleyi asla şu anda söyleyecek bir durum söz konusu değil. Öğrencilerimiz okula, çalışanlarımız işlerine devam edecek. Rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın da 3 gün istirahat ederek bol sulu gıdalar almasını ve hekiminin tavsiyelerine uymasını öneriyorum. Şu anda herhangi bir salgın söz konusu değil, her yıl karşılaştığımız olan durumlardan biri” şeklinde konuştu.

    “HASTANELERDE KIŞ AYLARINDA YOĞUNLUK HER SENE VAR”

    Bir gazetecinin hastanelerde yoğunlukla ilgili sorusu üzerine Bakan Müezzinoğlu, “Mevsim gereği hastanelerde bu aylarda yoğunluk söz konusu. Her yıl yaşanan yoğunluğun dışında bir yoğunluk yaşanması söz konusu değil. Biraz da toplumsal duyarlılık artınca yoğunluk da artıyor. Bir an önce hekime gideyim değil de bir an önce dikkatli olayım bol sulu gıdalar alayım, üşütmeyeyim koşullarına birazcık daha dikkat edilmeli” dedi.